''ATATÜRK'ÜN KAVRAMLARA YAKLAŞIMI'..

Ulu Önder Atatürk'ün ebediyete intikalinin 68. yılı nedeniyle Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumunca düzenlenen anma toplantısında, ''Atatürk'ün Kavramalara Yaklaşımı'' konulu bir oturum düzenlendi.

10 Kasım 2006 Cuma

Ulu Önder Atatürk'ün ebediyete intikalinin 68. yılı nedeniyle Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumunca ''Anma Toplantısı'' düzenlendi.

Törene, Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın yanı sıra TBMM Başkanı Bülent Arınç, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt, Anayasa Mahkemesi Başkan Vekili Haşim Kılıç, Danıştay Başkanı Sumru Çörtoğlu, Yargıtay Başkanı Osman Arslan, Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcıları Abdullah Gül ve Abdüllatif Şener, Devlet Bakanı Beşir Atalay, İçişleri Bakanı Abdülkadir Aksu, Maliye Bakanı Kemal Unakıtan, Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral İlker Başbuğ, Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Yener Karahanoğlu, Hava
Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Faruk Cömert, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Nuri Ok ile YÖK Başkanı Prof. Dr. Erdoğan Teziç katıldı.

Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu Başkan Prof. Dr. Sadık Tural, törende yaptığı konuşmada, Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk'ün siyasi ve askeri dehasıyla benzeri bulunmadığını söyledi.

Atatürk'ün anılması, anlaşılması ve sürdürülmesi gereken yüzlerce başarısı olduğunu dile getiren Tural, Atatürk'ü anlayan insan sayısının her geçen gün arttığını söyledi.

Tural, konuşmasını, ''Atatürk'ü rahmet, bağlılık ve sorumluluk bilinciyle selamlıyoruz'' sözleriyle bitirdi.

-ATATÜRK VE DİL DEVRİMİ-
Törende, ''Atatürk'ün Kavramlara Yaklaşımı'' konulu bir oturum düzenlendi.

Prof. Dr. Nevzat Gözaydın, burada yaptığı konuşmada, Atatürk'ün en başarılı görüldüğü konuların başında dil ve kültür devrimi geldiğini söyledi.

Atatürk'ün çok sağlam bir ana dil bilinci ile hareket ettiğini dile getiren Gözaydın, Atütürk'ün bu amaçla hayata geçirdiği devrimlerle dilin
sadeleştirilmesi ve devletle halkın kullandığı dilin yakınlaştırılmasını amaçladığını kaydetti. Gözaydın, Atatürk'ün, yazı devriminin herkes tarafından
hemen kabulünü isterken, bizzat tahtanın başına geçtiğine işaret etti.

Atatürk'ün ebediyete intikal etmesinin ardından sadece İsmet İnönü'nün dile önem verdiğini belirten Gözaydın, bundan sonra İngilizce'nin eğitimde Türkçe'nin önüne geçer hale geldiğini, tabela kirliğinin yaygınlaştığını, iletişim araçlarındaki kirlenmenin ulus bilincini olumsuz etkiler hale geldiğini kaydetti. Gözaydın, ''Türkçe üvey evlat gibi kaldı'' dedi.

Türklük, Türk dili gibi kavramlara hakaret edenlerin yerli ve yabancılarca desteklendiğini, hatta ödüllere konu olduklarını söyleyen Gözaydın, yurt dışında, uyum kavramı altında Türklerin ana dillerini öğrenmelerine engel olunduğunu dile getirdi.

Kendi iç sorunlarını ''yaygara kopararak'' yurt dışında yalan yanlış anlatan kişiler olduğunu anlatan Gözaydın, ''Bu Atatürk'ün hiç istemediği bir durumdur'' dedi.