|
BEKLEYEN
Sen, kaçan ürkek ceylânsın dağda,
Ben, peşine düşmüş bir canavarım!
İstersen dünyayı çağır imdada;
Sen varsın dünyada, bir de ben varım!
Seni korkutacak geçtiğin yollar,
Arkandan gelecek hep ayak sesim.
Sarıp vücudunu belirsiz kollar,
Enseni yakacak ateş nefesim.
Kimsesiz odanda kış geceleri,
İçin ürperdiği demler beni an!
De ki: Odur sarsan pencereleri,
De ki: Rüzgâr değil, odur haykıran!
Göğsümden havaya kattığım zehir,
Solduracak bir gül gibi ömrünü,
Kaçıp dolaşsan da sen, şehir şehir,
Bana kalacaksın yine son günü.
Ölürsün... Kapanır yollar geriye;
Ben mezarla sırdaş olur, beklerim.
Varılmaz hayale işaret diye,
Toprağında bir taş olur, beklerim...
SANA DONERSEM
Bir gün sana dönersem
Ölümüm o gün olsun
Güvendiğim o gözler ;katilim
Sarıldığım o beden ;şahidim olsun
Bir gün acımadan dönersem sana
Sevgim kefenim olsun
Seni seven yüreğim azrailim
Sana akan gözyaşım yıkanma suyum olsun
Affederde bakarsa gözlerim sana
Mezarımın taşları gözlerimle oyulsun
Canım derse dilim
Boğazıma sarılan ilmeğim olsun
Bir gün sana dönersem
Ylumun sonu kara toprak olsun
Sana kavuşmadan asi bedenim
Toprağa karışıp yağmur olsun...
BU $EHiR VE SEN
Ömrümün en güzel senelerini
Alıpta gittiniz bu şehir ve sen
Gönlümün en masum ümitlerini
Çalıpta gittiniz bu şehir ve sen
Döktüğüm yaşlara aldırmadınız
Giden gençliğime acımadınız
Düştüğüm yerlerden kaldırmadınız
Basıpta gittiniz bu şehir ve sen
Beni iyi tanır bu kaldırımlar
Bu kuytu köşeler bu taş sokaklar
Sizlerden bir ömür alacağım var
Çalıpta gittiniz bu şehir ve sen
Beni tanır bu kaldırımlar
Bu kuytu köşeler bu taş sokaklar
Sizlerden bir ömür alacağım var
Çalıpta gittiniz bu şehir ve sen
Bağlayıp durdunuz hep ellerimi
Delik deşik ettiniz seven kalbimi
İçimde dağ gibi hayallerimi
Yıkıpta gittiniz bu şehir ve sen
Biriniz sağırdı duvardan bile
Biriniz kalpsizdi taşlardan bile
Bütün acıları dizip önüme
Yakıpta gittiniz bu şehir ve sen
Kimsesiz yalnızdım kollarınızda
Herşeyi kaybettim yollarınızda
Şimdi bir hesap var aramızda
Vermeden gittiniz bu şehir ve sen
Ben yine yaşarım içimde yasla
Ya siz neylersiniz bu ihtirasla
Bir daha dönmek mi buraya asla
İçimde bittiniz bu şehir ve sen
SESSiZCE OLMEK
Doğarken mi başladı benim
son yolculuğum
Ondan mı öyle geçti o garip çocukluğum
Masallarla düşlerle beni hep aldattılar
Yaşadığım; en büyük yalandı biliyorum
Boşluğu kucaklardım uzatsam ellerimi
Düşsem diye beklerdi pusuda bir uçurum
Kol gezerdi çevremde acılar ölüm gibi
Ben ondan böyle kaldım, ondan karardı ruhum
Yağmur mu yağmazdı ne, tarlalar mı çoraktı
Neden hiç yeşermedi serptiğim onca tohum
Şimdi ölen bir şey var içimde azar azar
Ha söndü ha sönecek yıllar önce yanan mum
Susmayın biliyorum, ben bir yalan dünyada
Gürültülü yaşadım, sessizce ölüyorum
SENiN iCiNDi
Dokun bana, yüreğime dokun,
sesimi, sessizliğimi anla,
yokluğumda ağla ardım sıra,
daha güçlü, daha kadın,
ellerimde hisset söyleyemediklerimi,
kanımın donduğunu duy,
gözlerinde kayboluşumu anımsa,
nereden gelirse gelsin,
her rüzgara söyle ismimi,
ayrılıklarının içinde beni en üste yaz
gecelerle dertleş, gecelerle avun.
Dokun bana, yüreğime dokun,
toprağıma akıt göz yaşlarını,
kanayan yaralarımı sözlerinle sar,
başucumda bekle son nefesimi,
ama son nefesin bitmeden söyleme sevdiğini,
yasaksız rüyalarıma ortak ol,
pislik bulaşmamış kan ırmağıma köprü ol,
kirli insanlar değmesin kanıma,
ruhumu sar, sakla, hep yanında taşı,
umutlarımı dağla, görmesinler başıma neler geldiğini,
dokun bana,
her defada daha başka dokun,
sonra sus,
sus ve sadece şiirim ol...
Sıra sende
ZULûM
Neden neden tanrım neden
Nedir bu zulûm offff offf
Nedir nedir tanrım bu zulûm
Doğmamış dertlerin sevilmemiş kalbin
Gülmemiş gözlerin sahibi benim
Neden doğar güneş neden batar bilmem
Ümit dünyasında hüsranlar benim
Yazan acımamış çektiren acır mı
Kime uzandıysa boş kaldı elim
Yaratmış yaradan çek demiş sonradan
Bıktırmış bu candan suçum ne benim benim benim
Nedir nedir nedir tanrım
of off offf bu zulûm
Ne dünyada vefa ne sevgide sefa
Bir derdime şifa bulmayan benim
Gönlüm aşk vurgunu Ömrüm dert yorgunu
Ziyan oldu gitti yıllarım benim
Yazan acımamış çektiren acır mı
Kime uzandıysa boş kaldı elim
Bir nefes uğruna çektiğim azaptır
Nerede kaldı ümidim benim benim benim benim
Nedir tanrım bu zulûm
MUTLU OL YETER !
Martılar gibi özgür uçarken
Ufuklarda süzülüp hüznünü saçarken
Tayfunlara, lodoslara kafa tutarken
Laleler içinde mutlu ol yeter
Umudunu bağlama erişilmez hedeflere
Onaltı yaşında kanma kötülere
Leylaklar gibi solma, bırakma kendini ellere
Yarınları bekle, üzülme sakın gidenlere
Elini tutamıyorsam üzülmeyeceğim
Tabutumdayken bile seni düşüneceğim
Elemli gözlerini yanımda götüreceğim
Rahat uyuyacağım. Sen MUTLU OL YETER
|
SANA DONERSEM
Bir gün sana dönersem
Ölümüm o gün olsun
Güvendiğim o gözler ;katilim
Sarıldığım o beden ;şahidim olsun
Bir gün acımadan dönersem sana
Sevgim kefenim olsun
Seni seven yüreğim azrailim
Sana akan gözyaşım yıkanma suyum olsun
Affederde bakarsa gözlerim sana
Mezarımın taşları gözlerimle oyulsun
Canım derse dilim
Boğazıma sarılan ilmeğim olsun
Bir gün sana dönersem
Ylumun sonu kara toprak olsun
Sana kavuşmadan asi bedenim
Toprağa karışıp yağmur olsun...
NERDEN BILSIN
Gonca gülü dermemiş,
Gözü güzel görmemiş,
Görmüş sırra ermemiş,
Sevdâyı nerden bilsin !
Varını sunamayan,
Ayazda yunamayan,
Mecnunu oynamayan,
Leylayı nerden bilsin !
Başın alıp gitmemiş,
Halsiz kalıp bitmemiş,
Bir gün dalıp yitmemiş,
Hülyayı nerden bilsin !
Eder gerçeği talan,
Sonra der düş de yalan,
Niyetsiz yatıp dalan,
Rüyayı nerden bilsin !
Tesbih bozmuş dizmemiş,
Köyden öte gezmemiş,
Gölde bile yüzmemiş,
Deryayı nerden bilsin !
Ateşlerde yanmamış,
Zorlukla sınanmamış,
Cennete inanmamış,
Dünyayı nerden bilsin !
Tek varlığı para pul,
Ara ki insanlık bul,
Kulun kulu olan kul,
Mevlâyı nerden bilsin !
Seviliyorsan
|
Birisi sizi seviyorsa... Çok seviyorsa... Siz de onu deliler gibi
seviyorsaniz. Askinizi canli tutmanin yollari;
"Ah" dese noldugunu sorun, israr edin... Cevap vermezse küsün.
Küçücük hatalarini büyütün, 3 gün kadar konu, sadece o hata olsun, tüm
arkadaslariniza sikayet edin, yüzyüze görüsmezseniz bile telefon ederek
sikayet edin. Sonra da aglayin.
Her tartismada 10 yil, ya da gidebildiginiz kadar geriye gidip, eski
hatalarini yeni bastan konu edin. Hatasini hatirlayamazsaniz kendisine
sorun. Saskinliktan kendi hatasini size hatirlatirsa o zaman hemen onu
suçlayin. Aman aglamayi ihmal etmeyin.
Baktiniz ki tartismada hakli çikmak üzere, tereddütsüz düsün bayilinve
ayilmadan önce de titreme krizi geçirin.
Siz bayildiginizda sizden uzak bir yere gidip oturduysa, ayilinca, neden
sizinle ilgilenmedigini sorun, kizin, onu suçlayin. Hatta tekrar
bayilin.
Es kaza HAKLI ise... Hemen eski haksiz oldugu olaylari ona hatirlatin
ki, hakli oldugu olayi unutsun.
Eger evliyseniz eve geldiginde onu geceliginizle karsilayin.
Dir dir çok önemli... Yapmayi ihmal etmeyin.
Is seyahatindeyken ona sürpriz yapin. Arabasini pembeye boyatin.
Her aksam cep telefonunun adres defterini kontrol edin. Defalarca ayni
numaralari sorun, ama açiklamalariyla yetinmeyin bir de numarayi arayin.
Karsiniza çikan kisiye kim oldugunu ve partnerinizi nereden tanidigini
sorun. Patronu olsa bile. Numarayi her hatirlayamadiginizda ayni seyi
tekrar yapin.
Is yerine sik sik gidin ve oradaki insanlara onu sikayet edin. Ama ne
olusa olsun hastayken, yukaridakileri yapmaya ara verin ve onunla
ilgilenin.
Kiskançlik yapin ama bundan hoslanirsa asla kiskanmayin.
Saçlarinizi onun tercih ettigi formun tersine yapin.
Bütün bunlara ragmen sizi sevmeye devam ediyorsa, ne yapip edip hemen
onunla evlenin. Evliyseniz hemen yukaridakileri yapmayi birakin.
|
ZAMAN
Susarak anlattın bütün
gizliyi
Sakladım duygumu ben konuşarak
Bir acı tarlası sessiz yüzünde
Aşkı yürürlüğe koyma savaşı
İçimde bir düzen kaynaşmaktadır
Büyük ve çekingen bakışlarından
En iyi anlatış artık susmaktır
Anladım bunu ben seni bilince
Gel denize yaslan yalnız denize
Sırrını denizler taşır insanın
Zaman bir hızdır ve yıldızdır akan
Esneyen günler ve gece üstünden
Bir uyku bölmezse anılarımı
Korkarım çıldırtır bu hayal beni
Gözlerin ne kadar İstanbul öyle
Sebiller uçuşur parmaklarında
Ortak günlerimiz tarih şöleni
Saçlarında sayfa sayfa güneşi
İçimde bir sergi var portrelerin
Hayalim her yerde kavrar gölgeni
Aşka ve tabiata ulaştır bizi
Gel kurtar bu şehrin gürültüsünden
Terk etme nolursun bir eşya gibi
Olumsuz bir hasret yaşarken bende
Vurulmuş bir geyiktir sensiz zamanlar
İçimin ormanı bir yangın yeri
Bir uyku bölmezse anılarımı
Korkarım çıldırtır bu hayal beni
Istırap varoluş şartımız oldu
Esef etme yasım karaymış diye
Bir yanım vahşîdir ürkütür seni
Aykırı düşerim sulhculüğüne
Bir gün deli gibi sarsarak seni
Göklerin yolunu sorabilirim
Başımı taslara vurabilirim
Aklımdan çıkarsa anılarımız
Paramparçayım gel sen onar beni
Topla aynalardan eski gölgemi
Göçebe ömrümü bağla zamana
Dağılsın içimin karıncaları
Bir uyku bölmezse anılarımı
Korkarım çıldırtır bu hayal beni
|