ÇEŞİTLİ AMATÖR ŞAİRLERDEN

BEKLEYEN

Sen, kaçan ürkek ceylânsın dağda,
Ben, peşine düşmüş bir canavarım!
İstersen dünyayı çağır imdada;
Sen varsın dünyada, bir de ben varım!

Seni korkutacak geçtiğin yollar,
Arkandan gelecek hep ayak sesim.
Sarıp vücudunu belirsiz kollar,
Enseni yakacak ateş nefesim.

Kimsesiz odanda kış geceleri,
İçin ürperdiği demler beni an!
De ki: Odur sarsan pencereleri,
De ki: Rüzgâr değil, odur haykıran!

Göğsümden havaya kattığım zehir,
Solduracak bir gül gibi ömrünü,
Kaçıp dolaşsan da sen, şehir şehir,
Bana kalacaksın yine son günü.

Ölürsün... Kapanır yollar geriye;
Ben mezarla sırdaş olur, beklerim.
Varılmaz hayale işaret diye,
Toprağında bir taş olur, beklerim..
.

SANA DONERSEM

Bir gün sana dönersem
Ölümüm o gün olsun
Güvendiğim o gözler ;katilim
Sarıldığım o beden ;şahidim olsun
Bir gün acımadan dönersem sana
Sevgim kefenim olsun
Seni seven yüreğim azrailim
Sana akan gözyaşım yıkanma suyum olsun
Affederde bakarsa gözlerim sana
Mezarımın taşları gözlerimle oyulsun
Canım derse dilim
Boğazıma sarılan ilmeğim olsun
Bir gün sana dönersem
Ylumun sonu kara toprak olsun
Sana kavuşmadan asi bedenim
Toprağa karışıp yağmur olsun...

BU $EHiR VE SEN

Ömrümün en güzel senelerini
Alıpta gittiniz bu şehir ve sen
Gönlümün en masum ümitlerini
Çalıpta gittiniz bu şehir ve sen

Döktüğüm yaşlara aldırmadınız
Giden gençliğime acımadınız
Düştüğüm yerlerden kaldırmadınız
Basıpta gittiniz bu şehir ve sen

Beni iyi tanır bu kaldırımlar
Bu kuytu köşeler bu taş sokaklar
Sizlerden bir ömür alacağım var
Çalıpta gittiniz bu şehir ve sen

Beni tanır bu kaldırımlar
Bu kuytu köşeler bu taş sokaklar
Sizlerden bir ömür alacağım var
Çalıpta gittiniz bu şehir ve sen

Bağlayıp durdunuz hep ellerimi
Delik deşik ettiniz seven kalbimi
İçimde dağ gibi hayallerimi
Yıkıpta gittiniz bu şehir ve sen

Biriniz sağırdı duvardan bile
Biriniz kalpsizdi taşlardan bile
Bütün acıları dizip önüme
Yakıpta gittiniz bu şehir ve sen

Kimsesiz yalnızdım kollarınızda
Herşeyi kaybettim yollarınızda
Şimdi bir hesap var aramızda
Vermeden gittiniz bu şehir ve sen

Ben yine yaşarım içimde yasla
Ya siz neylersiniz bu ihtirasla
Bir daha dönmek mi buraya asla
İçimde bittiniz bu şehir ve sen

SESSiZCE OLMEK

Doğarken mi başladı benim son yolculuğum
Ondan mı öyle geçti o garip çocukluğum
Masallarla düşlerle beni hep aldattılar
Yaşadığım; en büyük yalandı biliyorum
Boşluğu kucaklardım uzatsam ellerimi
Düşsem diye beklerdi pusuda bir uçurum
Kol gezerdi çevremde acılar ölüm gibi
Ben ondan böyle kaldım, ondan karardı ruhum
Yağmur mu yağmazdı ne, tarlalar mı çoraktı
Neden hiç yeşermedi serptiğim onca tohum
Şimdi ölen bir şey var içimde azar azar
Ha söndü ha sönecek yıllar önce yanan mum
Susmayın biliyorum, ben bir yalan dünyada
Gürültülü yaşadım, sessizce ölüyorum

SENiN iCiNDi

Dokun bana, yüreğime dokun,
sesimi, sessizliğimi anla,
yokluğumda ağla ardım sıra,
daha güçlü, daha kadın,
ellerimde hisset söyleyemediklerimi,
kanımın donduğunu duy,
gözlerinde kayboluşumu anımsa,
nereden gelirse gelsin,
her rüzgara söyle ismimi,
ayrılıklarının içinde beni en üste yaz
gecelerle dertleş, gecelerle avun.
Dokun bana, yüreğime dokun,
toprağıma akıt göz yaşlarını,
kanayan yaralarımı sözlerinle sar,
başucumda bekle son nefesimi,
ama son nefesin bitmeden söyleme sevdiğini,
yasaksız rüyalarıma ortak ol,
pislik bulaşmamış kan ırmağıma köprü ol,
kirli insanlar değmesin kanıma,
ruhumu sar, sakla, hep yanında taşı,
umutlarımı dağla, görmesinler başıma neler geldiğini,
dokun bana,
her defada daha başka dokun,
sonra sus,
sus ve sadece şiirim ol...
Sıra sende

ZULûM 

Neden neden tanrım neden
Nedir bu zulûm offff offf
Nedir nedir tanrım bu zulûm

Doğmamış dertlerin sevilmemiş kalbin
Gülmemiş gözlerin sahibi benim
Neden doğar güneş neden batar bilmem
Ümit dünyasında hüsranlar benim

Yazan acımamış çektiren acır mı
Kime uzandıysa boş kaldı elim
Yaratmış yaradan çek demiş sonradan
Bıktırmış bu candan suçum ne benim benim benim

Nedir nedir nedir tanrım
of off offf bu zulûm

Ne dünyada vefa ne sevgide sefa
Bir derdime şifa bulmayan benim
Gönlüm aşk vurgunu Ömrüm dert yorgunu
Ziyan oldu gitti yıllarım benim

Yazan acımamış çektiren acır mı
Kime uzandıysa boş kaldı elim
Bir nefes uğruna çektiğim azaptır
Nerede kaldı ümidim benim benim benim benim

Nedir tanrım bu zulûm

MUTLU OL YETER !

Martılar gibi özgür uçarken
Ufuklarda süzülüp hüznünü saçarken
Tayfunlara, lodoslara kafa tutarken
Laleler içinde mutlu ol yeter
Umudunu bağlama erişilmez hedeflere

Onaltı yaşında kanma kötülere
Leylaklar gibi solma, bırakma kendini ellere

Yarınları bekle, üzülme sakın gidenlere
Elini tutamıyorsam üzülmeyeceğim
Tabutumdayken bile seni düşüneceğim
Elemli gözlerini yanımda götüreceğim
Rahat uyuyacağım. Sen MUTLU OL YETER

SANA DONERSEM

Bir gün sana dönersem
Ölümüm o gün olsun
Güvendiğim o gözler ;katilim
Sarıldığım o beden ;şahidim olsun
Bir gün acımadan dönersem sana
Sevgim kefenim olsun
Seni seven yüreğim azrailim
Sana akan gözyaşım yıkanma suyum olsun
Affederde bakarsa gözlerim sana
Mezarımın taşları gözlerimle oyulsun
Canım derse dilim
Boğazıma sarılan ilmeğim olsun
Bir gün sana dönersem
Ylumun sonu kara toprak olsun
Sana kavuşmadan asi bedenim
Toprağa karışıp yağmur olsun...


NERDEN BILSIN

Gonca gülü dermemiş,
Gözü güzel görmemiş,
Görmüş sırra ermemiş,
Sevdâyı nerden bilsin !

Varını sunamayan,
Ayazda yunamayan,
Mecnunu oynamayan,
Leylayı nerden bilsin !

Başın alıp gitmemiş,
Halsiz kalıp bitmemiş,
Bir gün dalıp yitmemiş,
Hülyayı nerden bilsin !

Eder gerçeği talan,
Sonra der düş de yalan,
Niyetsiz yatıp dalan,
Rüyayı nerden bilsin !

Tesbih bozmuş dizmemiş,
Köyden öte gezmemiş,
Gölde bile yüzmemiş,
Deryayı nerden bilsin !

Ateşlerde yanmamış,
Zorlukla sınanmamış,
Cennete inanmamış,
Dünyayı nerden bilsin !

Tek varlığı para pul,
Ara ki insanlık bul,
Kulun kulu olan kul,
Mevlâyı nerden bilsin !

Seviliyorsan


Birisi sizi seviyorsa... Çok seviyorsa... Siz de onu deliler gibi seviyorsaniz. Askinizi canli tutmanin yollari;

"Ah" dese noldugunu sorun, israr edin... Cevap vermezse küsün.

Küçücük hatalarini büyütün, 3 gün kadar konu, sadece o hata olsun, tüm arkadaslariniza sikayet edin, yüzyüze görüsmezseniz bile telefon ederek sikayet edin. Sonra da aglayin.

Her tartismada 10 yil, ya da gidebildiginiz kadar geriye gidip, eski hatalarini yeni bastan konu edin. Hatasini hatirlayamazsaniz kendisine sorun. Saskinliktan kendi hatasini size hatirlatirsa o zaman hemen onu suçlayin. Aman aglamayi ihmal etmeyin.

Baktiniz ki tartismada hakli çikmak üzere, tereddütsüz düsün bayilinve ayilmadan önce de titreme krizi geçirin.

Siz bayildiginizda sizden uzak bir yere gidip oturduysa, ayilinca, neden sizinle ilgilenmedigini sorun, kizin, onu suçlayin. Hatta tekrar bayilin.

Es kaza HAKLI ise... Hemen eski haksiz oldugu olaylari ona hatirlatin ki, hakli oldugu olayi unutsun.

Eger evliyseniz eve geldiginde onu geceliginizle karsilayin.

Dir dir çok önemli... Yapmayi ihmal etmeyin.

Is seyahatindeyken ona sürpriz yapin. Arabasini pembeye boyatin.

Her aksam cep telefonunun adres defterini kontrol edin. Defalarca ayni numaralari sorun, ama açiklamalariyla yetinmeyin bir de numarayi arayin. Karsiniza çikan kisiye kim oldugunu ve partnerinizi nereden tanidigini sorun. Patronu olsa bile. Numarayi her hatirlayamadiginizda ayni seyi tekrar yapin.

Is yerine sik sik gidin ve oradaki insanlara onu sikayet edin. Ama ne olusa olsun hastayken, yukaridakileri yapmaya ara verin ve onunla ilgilenin.

Kiskançlik yapin ama bundan hoslanirsa asla kiskanmayin.

Saçlarinizi onun tercih ettigi formun tersine yapin.

Bütün bunlara ragmen sizi sevmeye devam ediyorsa, ne yapip edip hemen onunla evlenin. Evliyseniz hemen yukaridakileri yapmayi birakin.
 

ZAMAN 

Susarak anlattın bütün gizliyi
Sakladım duygumu ben konuşarak
Bir acı tarlası sessiz yüzünde
Aşkı yürürlüğe koyma savaşı
İçimde bir düzen kaynaşmaktadır
Büyük ve çekingen bakışlarından
En iyi anlatış artık susmaktır
Anladım bunu ben seni bilince
Gel denize yaslan yalnız denize
Sırrını denizler taşır insanın
Zaman bir hızdır ve yıldızdır akan
Esneyen günler ve gece üstünden
Bir uyku bölmezse anılarımı
Korkarım çıldırtır bu hayal beni
Gözlerin ne kadar İstanbul öyle
Sebiller uçuşur parmaklarında
Ortak günlerimiz tarih şöleni
Saçlarında sayfa sayfa güneşi
İçimde bir sergi var portrelerin
Hayalim her yerde kavrar gölgeni
Aşka ve tabiata ulaştır bizi
Gel kurtar bu şehrin gürültüsünden
Terk etme nolursun bir eşya gibi
Olumsuz bir hasret yaşarken bende
Vurulmuş bir geyiktir sensiz zamanlar
İçimin ormanı bir yangın yeri
Bir uyku bölmezse anılarımı
Korkarım çıldırtır bu hayal beni
Istırap varoluş şartımız oldu
Esef etme yasım karaymış diye
Bir yanım vahşîdir ürkütür seni
Aykırı düşerim sulhculüğüne
Bir gün deli gibi sarsarak seni
Göklerin yolunu sorabilirim
Başımı taslara vurabilirim
Aklımdan çıkarsa anılarımız
Paramparçayım gel sen onar beni
Topla aynalardan eski gölgemi
Göçebe ömrümü bağla zamana
Dağılsın içimin karıncaları
Bir uyku bölmezse anılarımı
Korkarım çıldırtır bu hayal beni