Hüseyin Gedik
E-MAİL: huseyigedik@hotmail.com
GSM: 0535 228 20 36 İstanbul beykoz
HÜSEYİN GEDİK'TEN ŞİİR VİDEO
Karadeniz.
Karmadır toplum yapısı
Sarpa dayanır kapısı
Huzur güvendir çatısı
Örnek bölge Karadeniz
Karadeniz benim yörem
Yoktur katı bağnaz törem
İsterim rüyamda görem
Hasret gurbet Karadeniz
Coğrafyası vahşi cennet
Yeşil yayla cana minnet
Hayal rüya serap gibi
Özlem sıla Karadeniz.
Suyu keskin insanı mert
Sahil boyu yol selamet
Hamsi tükenmez bir niğmet
Bereketdir Karadeniz.
Hüseyin Gedik
Özlem
Hava saatinde bahçeye çıkıyoruz.
Arkadaşlar parsellemiş bahçeyi,
Bende bir köşede voltalıyorum.
Bedenen oradayım o anda,
Düşünsel olarak uzaklardayım,
Annemin babamın dostlarımın yanındayım.
Hasret gideriyorum sevdiklerimle,
Özlemi anlatıyoruz ben dostlarıma dostlarım bana.
Gardiyanın sesiyle kendime geldim.
Bahçe saati bitmiş.
Arkadaşların ardından koğuşa giriyorum.
Sinir eden gıcırtısıyla kapı yine kapanıyor üstüme.
Ranzama çekilip resimlerle hasret gideriyorum.
Özlemle bakıyorum resimlere.
Ve yine dalıyorum derinlere.
Yaşamak olduğu gibi, anlatmakta zor özlemi.
Hüseyin gedik
Susamışım
Uzaklara bakıyorum,
Çok uzaklara.
Işıklar görüyorum,
Nur misali parlak ışıklar.
Denizi görüyorum uzaklarda,
Azgın deniz dalgalanıyor,
Kokusunu hissediyor,
Sesini duyuyorum.
Bir tutkudur yüreğimde
Ben denizi seviyorum.
Uzaklara bakıyorum,
Çok uzaklara.
Işıklar görüyorum,
Nur misali parlak ışıklar.
Güneşi görüyorum,
Çok uzaklarda.
Işınları yay dan çıkmış ok gibi.
Üstüme, üstüme geliyor,
Bunaltıyor bezginlik veriyor bana,
Yorgun düştüm içim yanıyor.
Dudaklarım çatlıyor susuzluktan.
Susamışım ben susamışım.
Özgürlüğe ve sevgiye
Ölesiye susamışım.
Hüseyin Gedik
İstanbul
Nemli gözlerimin bakışlarıyla
Ağır, ağır geziniyorum sahillerinde..
Denizi arıyorum çok uzaktaymış gibi
Dalıyor gözlerim derinliklerine..
Deniz beni benden almış bu gece
Bir başka görünüyor boğazın ışıkları,
Cıvıl, cıvıl rengarenk..
Ok gibi denize dalmış, dans ediyorlar sanki...
Hafiften dalgaların eşliğinde
Yorgun ve dalgın seyrediyorum onları.
Süzüle, süzüle geçen bir gemi
Deniz beni benden almış bu gece...
Hüseyin gedik
Hayali görüşmecim
Bir yıldız parlıyor çok uzaklarda,
Ranzama kadar uzayan ışınlarıyla
Uzaklara götürmek istiyor beni..
Çekiyor benliğimi kendine doğru
ve
Açıyor hayal dünyamın kapılarını..
Acıklı filim misali,
Yeniden yaşıyorum anılarımı..
Hissediyorum varlığını kalbimde,
Hücremde, düşümde, yanımdasın sen..
Hayali görüşmecim canım sevgilim...
Hüseyin Gedik
Arzum
Aramalı insan yormalı kendini
insan bilmeli gerçeğin kaynağını özünü
arzu etmeli insan
hırsla çok derinden ve yürekten
yüceliyor bilmek arzusu içimde
beynimde açılmadık hücre kapıları var
zorlamalıyım o kapıları
kırmalıyım kilitlerini
kök salmak gerek yıkılmamak için
asırlık çınarlar gibi
araştırmalı insan yormalı kendini
öğrendikçe doğruyu ve gördükçe gerçeği
yarınlara bakmalı gülerek güvenerek
yaşamalı insan yaşamalı
severek sevilerek
Hüseyin Gedik
Aney
Yeşeren yapraklar solmuş aney!
Kar yağmış mahpushaneye.
Demirler soğuk, duvarlar soğuk aney,
Donmuş umutlarımla baş başayım bu yerde.
Giydiklerim zayıf ısıtmaz beni,
Sefillikten öte bir haldeyim ben!
Tir, tir titrerken seni düşünüyorum aney
Yanar dağlar gibi yüreğimdesin…
Krater açmış hasretin bağrımda aney,
Kara kışın ardındaki yeşili görüyorum..
Kızıl güllerin güzelliği gözlerimi kamaştırıyor aney...
Hâyâl kurmaya bile gücüm kalmadı artık.
Kara kışın ardındaki özgürlüğü görüyorum aney,
Bekliyorsun biliyorum ve geliyorum aney..
Hüseyin Gedik
Anlatsana
Bir şeyler anlatır anlayan anlamayana.
Bir şeyler öğretir bilenler bilmeyene.
Niceleri geldi dünyaya anlattı gitti.
Sevdalanmış yüreğini aşkını anlatır kimi.
Kimi soğuk ve serin bakar dağlara.
Dikmiş gözlerini ufka doğacak güneşi bekler.
Kimi yarınları anlatır dizelerinde.
Sevdalıdır yürekleri kara sevdalı.
Cehaletle bir savaş bu kıyasıya.
Durmak yorulmak yılmak yıkılmak yok.
Ölesiye kılıç sallar aydınlar.
Karanlığı yırtarcasına.
Katıl sende bu savaşa yürü karanlığın üstüne, üstüne.
Engel ve mücadele nasılda sarmaş dolaş.
Ağlamakla, gülmek gibi! Yaşamak ve ölmek gibi.
Hüseyin Gedik
Biz neler gördük
Ülâma görünüp şer bakanlar var,
Canlı, canlı yanan insanlar gördük!
Mücahit dediler hoca imiş falan,
Deşifre edildi şarlatan gördük!
Azizdi büyükdü nesin dediler,
Hayatı pahasına yazanlar gördük!
Yerinden, yurdundan sürgün edilen,
Diyar, diyar gezen ozanlar gördük.
Geldiler esdiler astı gitdiler.
Tekbir ile kelle kesenler gördük!
Hüseyin Gedik
OLAMADIK.
Allahın izniyle dünyaya geldik.
kah ağladık kahi güldük.
yaşar iken neler gördük.
makam bulduk şöhret olduk.
darda bir dost bulamadık.
insan gibi insan da olamadık.
HÜSEYİN GEDİK
Vijdan
Vicdan mahkemesi kurdum kafamda,
Savcı ben, hâkim ben, tanık ben, sanık ben.
Acımasızca yargılıyorum kendimi!
Bildiklerimi öğretmediğim için,
Gördüklerimi göstermediğim için,
Pasif kaldığım için!
Yargılıyorum ben beni.
Çatışıyor çelişkiler kafamda,
Üç aşağı, beş yukarı.
İlk celsede karar verdim,
Suçlu buldum kendimi.
Ben suçluyum
Yaşamaya mahkûm ediyorum kendimi!
İnsanlık adına! Görmeye, göstermeye,
HEMDE ÖMÜR BOYU HIIIIIII.
Hiç acımıyorum kendime…
Hüseyin GEDİK
Al çiçekler
Hıçkırık ve inilti sesleri yankılanıyor duvarlar arasında..
Bir uğultu boğazlıyor umutlarımı,
çok derinden çekilen bir offf
bir yandan seneler ezmek istiyor beni.
Omuzlarımda hasret, omuzlarımda yıllar.
Yeşil soğan göndermediler üstad,
karanfil değil küf kokuyor sigaram.
Fakat memleketimin dağlarında,
baharı müjdeleyen
alımsı, alımsı çiçekler var,
olması gerek!
Ben onlardan uzak
ve
onlara hasret
Hüseyin Gedik
Efendi
Milletimin efendisi sevgili köylüm.
Seçim borsasında yüksek değerin.
Kıraat haneler dolar, sandalyeler kürsü olur
ve süslenir meydanlar.
Ruhun gıdasını da ihmal etmezler hani.
O günlerde bir başka olur köyümüz.
Efendi olan biz değiliz efendi bizim reyimiz.
Kibar sözler hoş vaatler bizden reyimizi ister.
Esirgemez verir köylüm reyini.
Özenle efendi yerleşir makamına.
Köylüm yine sorunlarla, dertleriyle baş başa.
Hani nerede o güzel vaatler o tatlı sözler,
hey falan bakan.
Mazeret ya yeridir engel oldu falan makam.
Yine ücra bir köşede yoksul köylüm.
Sorunlarla dertlerle, alevlerle baş başa.
Okuyorsun duyuyorsun değil mi bakan?
Bence köyümüz köylümüz değil.
Reyimiz efendi reyimiz adam.
Hüseyin Gedik
Cennet yolcusu
Ezelidir kader yazgısı derler
Varlar barda, yoklar zorda dolaşır
Emir yüce mevlamızdan gelmiştir
Melek gökte, iblis yerde dolaşır.
İşde kararsızlık, yüzde nursuzluk
Mahveder insanı bu onursuzluk
Varsa hayatında birde yolsuzluk
Ahiretde bilmem nerde dolaşır
Kendisi gafletde hayatı yalan
Arkadaş olmuştur tilkiyle yılan
Hoca sıfatıyla milletten çalan
Yüzü nursuz bilmem nerde dolaşır
Yaşamış hayatı efsane olmuş
Sevda bahçesinde çiçekler solmuş
Mecnun leylasını nerede bulmuş
Onlar şimdi dilden dile dolaşır
Allem kallem derken parayı buldu
Beşyüz kilo altın cukkaya koydu
Mekkeye ulaştı ve hacı oldu
Cennet yolcusuymuş burda dolaşır
Hüseyin Gedik
Ölüm yolcuları
Dünya uzayda bir gemi
Nerde öncekiler hani
Yok ki bunun seni beni
Bizler ölüm yolcusuyuz
Onun da aslı bir insan
O kendini ne sanıyor
Sen ben kavgası içinde
Yazık insanlık ölüyor
İnsanlığı ilke bilmiş
Hakkımızın solcusuyuz
Neyin kavgası bilmemki
Zaten ölüm yolcusuyuz
İnsana sıfat takması
Cahilliğin danışkası
Yokdur bu işin şakası
Bizler ölüm yolcusuyuz
Hüseyin Gedik
O şair bizim
Var olsun hürriyet.
Yaşasın özgürlük.
Gülsün yüzün güzel yurdum.
Nazım geliyormuş duydum.
Adalet ve tecelliyi,
Hikmete ulaşmiş gördüm
Ran'zamdan...
Hüseyin Gedik
O Kadar
Her şey ölçeğinde oranı kadar,
Ne kadar alâka, ilgi o kadar..
Öğretmensiz ustalığa varılmaz,
Eğitim ne kadar, bilgi o kadar..
Şahsiyet kişiyi sürükler gider,
Gururu ne kadar, onur o kadar..
Gerçek aşık sevdasını terk etmez!
Ömrü ne kadarsa aşkı o kadar..
Yüreği mangalmış hiçte fark etmez,
Mal ne kadar ise sergi o kadar..
Olmayanı kimden, nasıl beklersin?
İnanç, yöre, töre, görgü o kadar…
Hüseyin Gedik
Maalesef
Mukaddes lûtûfdur ilim ve irfan.
Eğitimden mahrum kaldım maalesef.
Yok geriye dönüş imkân ihtimâl.
Cehver iken ziyan oldum maalesef
Ne idim nereden nereye yettim.
Kendimi hiçlikde buldum maalesef.
Eğitilmiş hayvanları seyretdim.
Şaşırdım halime kaldım maalesef.
Hani diyorlar ya sen cennetliksin.
Çaktırmadan içden güldüm maalesef.
Ben ne diyorum bunlar nediyor.
Binkere kahroldum öldüm maalesef.
Hüseyin Gedik
Azap
Hatalara düştüm ömrüm yitirdim
Düştüğüm hatayı bilenlerdenim
Her şeyi bulurum derken yitirdim
Yaşadıkça her gün ölenlerdenim
Hayâllerim benim kanadım olmuş
Özgürlüğe uçmak muradım olmuş
Kara sevda benim sıratım olmuş
Sinesi ateşle dolanlardanım
Duygu âleminde hisler karışık
Kalp sevgiyle ezelinden barışık
Dağlarda çöllerde zindanda âşık
Yaşanan azabı bilenlerdenim
Hüseyin Gedik
Ayni.
Yarın farklı gün ayni
Bu gün farklı dün ayni
İnsan farklı gen ayni
Renk değişik gön ayni
İnanç farklı yön ayni.
Hüseyin Gedik
|